Çay tiryakileri, kanser riskine dikkat!

Çayınızı dumanı tüterken mi içmeyi seviyorsunuz? Malesef size kötü bir haberimiz var; içmeden önce onu bir parça soğutmanız gerekecek.

İran'da yapılan ve Amerika'da da kabul görüp yayınlanan bir araştırmaya göre dumanı halen tüten, sıcak içeceği 2 dakika içinde tüketenlerin diğer kişilere göre gırtlak kanserine yakalanma riski 5 kat daha fazla.

Uzmanlar kanser riskini kendinizden uzak tutmak için 4 dakaika kadar içeceğinizin ılık hale gelmesini beklemenizi tavsiye ediyor.

Sıcak çayı sağlıklı hale getirmenin bir diğer yolu da bazılarımızın zaten tercih ettiği, limon sıkmak.

Bir parça limon suyu ihtiyacımız olan günlük C vitamini takviyesine katkıda bulunur ve çayın içindeki antioksidanların alımını arttırır.

Sanıldığının aksine İngilizlerin tercih ettiği çayın içine süt koymna yöntemi ise çayın kalbe yönelik olan tüm faydalarını yok eder.

HABERTURK

Türkân Saylan “darbeci” değil “devrimci”ydi!

Bir hayatın “eğitim” ve “sağlık” gibi iki önemli alanda ülkenin kalkınmasına, iyiliğine adanması, kendi yaşamına zaman ayıramayacak şekilde en ücra köylere kadar koşarak çalışıp çabalama ne demektir, bunu ancak Türkân Saylan ölçüsünde aydın insanlar anlayabilir.

Yaşanan stres ve yorgunluğa, o yoğunluğa normal insan vücudunun dayanamayacağı kesindir, onun için de böyle yararlı, üstün özelliklere sahip insanların ömrü ne yazık ki fazla uzun olamıyor. Türkân Saylan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin kurucusu ve Başkanı olarak; bir yandan okuma imkânına sahip olmayan yoksul (veya ailelerinin izin vermediği) çocukları tek tek bulup onbinlercesine eğitim kazandırır, üniversite mezunu yaparken bir yandan da yine kurucusu olduğu Cüzzamla Savaş Derneği’nin katkısı ile binlerce hastayı iyileştiren başarılı bir tıp doktoru, bilim kadınıydı.

Başka bir ülkede olsa heykeli dikilecek ama bu ülkede hayatının son günlerinde işkenceden farksız bir muameleye, hakaretlere, yalanlara muhatap edilen ve bunları bile sabırla, sükûnetle karşılayabilen bir büyük kadındı...

Mart’ın 3’ünde, onun tekerlekli sandalyeyle gelerek Vehbi Koç Ödülü’nü aldığı ve 100 bin dolarlık bu ödülü de “Bu yıl hedefimiz 100 bin öğrenciye ulaşmak” diyerek ÇYDD’ye bağışladığı geceden sonra “Adanmış bir yaşam ve ödülü” başlıklı yazıma şöyle başlamışım:

“Bu özel insanları izlerken onların dünyaya özel bir görevle ve bu görevi yerine getirmek için özel bir güçle gönderildiklerini düşünüyorum”... Yazının devamında ise konuşmasının bazı önemli bölümlerinin haberlerde yeterince vurgulanmadığını belirterek o bölümlerden birine “Bütün Türkiye’nin duyması gerekiyor” notuyla yer vermişim, diyor ki:

“Bizi yurt dışında takdir ettiler ama burada bugüne kadar yaptığımız işlerin olumsuz yanlarını da gördük. İftiralar yaşadık. Çocukları, genç kızları cemaatlerin, tarikatların elinden alıp onlara çağdaş eğitim kazandırmanın cezasını çektik. Bu nedenle kendi ülkemde yaptığımız işlerin ne kadar önemli olduğunun değerlendirilmesi bugün daha fazla anlam taşıyor.” 

CEZALANDIRILDI!

Bu yazımın sonu “Asıl ödülünüz bu ülkeye kazandırdığınız onbinlerce genç ve sizi asla unutmayacak kuşaklar olacak” diye bitmiş... Türkân Saylan gördüğünüz gibi orada da “cezalandırıldık” diyor. Ki asıl büyük ceza bu konuşmadan birkaç hafta sonra bir hukuk devletinin mevcut bütün hukuk ilkelerini, kurallarını ihlâl ederek ve onu Ergenekon soruşturmasıyla ilişkilendirip evini aradıkları, kendisinin de derneğin de tüm belge ve bilgisayarlarına el koydukları gün başladı.

Ona da “demokratik laik cumhuriyet”e sadık birçok isim gibi “darbeci” etiketi yapıştırmaya kalktılar ama zamk tutmadı. Başta bütün değerli hukukçuları ve “bağımsız” medyası olmak üzere ülke ayağa kalktı.

Çünkü aklı başında her insan onun “darbeci” olamayacağına ama sağlıklı ve eğitilmiş toplum yaratmaya çalışan, bir devrimin, doğru yönde değişimin ancak böyle olacağına inanan bir eğitim önderi olduğuna adı gibi emindi.

ÖZGÜRLÜK ABİDESİ GİBİ

Bundan üç hafta önce Her Açıdan’da Türkân Saylan’a telefonla bağlanarak bazı iktidar yandaşı ve İslâmcı gazetelerde, internet sitelerinde (“İslâm” demedim dikkat edin, İslâmcı farklı) onu ve derneği yıpratmak için sürekli yayınlanan, hastalığını ağırlaştıracak, son günlerini zindan edecek ağırlıktaki iftiraları açıklamasını istedim. Bunları net ve dosdoğru şekilde, belgeleriyle yaptı. Şimdi bunu sağladığım için daha da mutluluk duyuyorum. Programdan sonra Ayşe Kulin, Süheyl Batum ve Ergin Cinmen’le birlikte onu hastanede ziyarete gittiğim, son kez görebildiğim için de...

Hayatı boyunca ülkesinin insanlarının bireysel özgürlüğü (eğitimi) ve demokrasinin gelişmesi için çalışan bu cesur ve özverili insan hiç şüphe yok ki kendisine lâyık şekilde, bir “özgürlük abidesi” gibi ebediyete uğurlanacaktır.

Darbeciliği ona yakıştıranları -utanmayı bilmeseler bile- üzerlerine yapışacak utançla baş başa bırakarak.

Bizler ise onu ve ülkemize yaptığı iyilikleri asla unutmayacağız. Nur içinde yatsın!

DEVLET ÖZÜR BORÇLU

ÇYDD kurucu üyelerinden Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu’nun söylediği şey çok doğrudur; Türkân Saylan’ı uğurlamadan önce devlet ona bu sıkıntıyı yaşattığı için özür dilemelidir. Elinde suç delili olmadığı halde aynı sıkıntıyı yaşattığı diğer insanlar için de bir gün mutlaka özür dileyecek, büyük tazminatlar ödeyecek çünkü!

Ruhat MENGİ / VATAN / gazetevatan.com

Sigara en büyük kitle imha silahı

Tuncer, sigaranın gelmiş geçmiş en büyük kitle imha silahı olduğunu belirtti. 

Prof. Dr. Murat Tuncer, kanser hastalığını tetikleyen unsunların başında sigaranın geldiğine işaret etti. 
Sigara içenleri yaşayan ölülere benzeten Tuncer, her yıl çok sayıda kişinin bu yüzden kansere yakalanarak hayatını kaybettiğini anlattı. 

Tuncer, sigara başlamamış genç neslin bu alışkanlıktan uzak tutulması gerektiğine dikkat çekerek, "Bugün sigara içen arkadaşlarımızın çoğunu kaybediyoruz. Sigara içenlerin yarısı yaşayan ölü gibiler. Sigara insanlık tarihi boyunca üretilmiş en etkili kitle imha silahıdır. 1. ve 2. Dünya Savaşlarını ile diğer savaşları üst üste koyun sigaranın verdiği zararla mukayese edemezsiniz. Bugün sigaranın da etkisiyle ülkemizde 300 bin vatandaşımız kanser hastası. Bu rakam 2030 yılında 1.5 milyona çıkacak.Ülkemizde her yıl içilen sigara sağlık sisteminde 15 milyar dolar masrafa yol açmaktadır" dedi. 

Tuncer, temmuz ayında tam olarak uygulamaya geçecek olan kapalı alanlarda sigara içme yasağının sonuna kadar arkasında olduklarını vurguladı. 
Dünyadaki ölümlerin yüzde 13'ünün kansere bağlı olarak gerçekleştiğinin altını çizen Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Başhekimi Fevzi Harorlu ise, ülkemizde her yıl 60 bin kişinin kanserden öldüğünü belirtti. Harorlu, kanserin birçok sebebinin bilindiğini, bu konuda çok önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi. (En Son Haber)

ABD'de yangın paniği. 30 bin kişi evlerini terk etti


Santa Barbara kentinde 3480 hektarlık alana yayılan yangın yüzünden, 30 binden fazla kişiden daha evlerini terk etmeleri istendi.

Yetkililer, hava koşullarının iyileşmesine rağmen her an 23 bin kişiden daha evlerini terk etmelerinin istenebileceği uyarısında bulundu.

Can kaybının olmadığı yangında, çoğunluğu çarşamba günü olmak üzere yaklaşık 80 evin yandığı belirtiliyor.

Neden çıktığı henüz belirlenemeyen yangınla mücadelede 2300'den fazla itfaiyeci görev yapıyor. Yangınla havadan 14 tanker uçak ve 15 helikopterle, karada da en az 246 araçla mücadele ediliyor.

Yetkililer, önceki günkü açıklamalarında, kentteki yaklaşık 5 bin 500 evin boşaltıldığını, bu evlerde yaşayan 13 bin kişinin tahliye edildiğini, bir o kadar kişinin daha tahliye edilebileceğini bildirmişti.

Yangında, üçü ağır olmak üzere sekiz itfaiyecinin yaralandığı belirtilmişti. ZAMAN

Yavuz Sultan Selim'i oynuyor


“Yaprak Dökümü”nün Oğuz’u Tolga Karel haziran ayında yeni bir sinema filmine başlıyor. Filmde, “Yavuz Sultan Selim”i oynayacak olan Karel, “Yavuz’un seferleri ve savaşları olacak” diyor

Karel filmde Yavuz Sultan Selim’i oynayacak. Babası II. Bayezid’i ise Cüneyt Arkın canlandıracak. Yeniçeri Hasan ise Doğuş olacak. Karel, film hakkında şunları söylüyor: “Hülya Avşar ve Şener Şen gibi isimlerle görüşülüyor. Çekimlerin bir bölümü Mısır’da yapılacak. Dünyaya bu işi satmalıyız diye yola çıktığımız bir iş. 2.5 milyon dolarlık bir proje ama şu anda öyle bir paramız yok. Milyonlarca doları olan firmalar var. Kimse böyle bir işe atmıyor. Yapımcılar 100 bin dolar yatırayım 5 milyon dolar para kazanayım diye düşünüyorlar.” Haber3

Google’dan “SearchWiki” uygulaması


Google, kullanıcılarının arama sonuçlarını kendi tercihlerine göre derleyebileceği “SearchWiki” uygulamasını hizmete sundu.

Google’dan yapılan yazılı açıklamada, arama motorunun, kullanıcıların kendi arama sonuçlarını düzenleyebilecekleri ve bu sonuçları diğer kişiler ile paylaşabilecekleri “SearchWiki” uygulamasını başlattığı bildirildi. Kullanıcıların, SearchWiki ile diğer arama yapanların uyarlamalarını görebilecekleri, kendi kişiselleştirilmiş sonuçlarını arkadaşları ile paylaşabilecekleri belirtilen açıklamada, Google’ın tasarladığı yeni özellik ile internet kullanıcılarının yaptıkları arama sonuçları üzerindeki kontrolün artacağı vurgulandı.

Açıklamada, internet kullanıcıları arama sonuçlarının altında listelenen bir sitenin daha önemli olduğunu düşünüyor ise bu yeni uygulama ile istediği sonucu yukarıya taşıyabilecekleri, ilgilenmediğini silebilecekleri ve diğer sonuçlar hakkında yorum yapma imkanına sahip olacakları ifade edilerek, şöyle denildi:

“Kullanıcılar Google hesabı ile girişlerinde, aynı aramaları yaptıklarında daha önceden gerçekleştirdikleri değişiklikleri görebilecekler. SearchWiki kullanarak yaptıkları sıralama değişiklikleri sadece o kullanıcının gerçekleştirdiği arama sonuçlarını etkileyecektir. Ayrıca diğer kullanıcıların yorumlarını takip ederek, diğer arama sonuçlarındaki düzenlemeleri ve yorumları oluşturulan sayfadan görebilecekler.” Haber3

Bahçesine uzay gemisi parçaları düştü

Rusya'nın dün Uluslararası Uzay İstasyonuna fırlattığı kargo gemisinin bir parçasının, ülkenin Altay bölgesindeki Baranova köyünde bir evin bahçesine düştüğü iddia edildi.

Olağanüstü Hal Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada dün gece Rusya'nın Altay bölgesindeki Baranova köyünde bir evin bahçesine uzay gemisine ait olduğu belirlenen bir parçanın düştüğü kaydedildi. Bakanlık olay esnasında can ya da mal kaybının yaşanmadığını açıkladı.

Rusya Uzay Ajansı Roskosmos'dan yapılan açıklamada kendilerinde herhangi bir kaza bilgisi olmadığı iddia edildi. Ajans; "Bahsedilen ev uzay mekiğinin parçasının muhtemel düşebileceği alan içinde yer almıyor. Mekikte herhangi bir kaza olmadı." bilgisini verdi.

Önceki gün Kazakistan'da bulunan Baykonur uzay üssünden içinde; elbise, gıda, taze meyve, sebze, sağlık malzemeleri ve teknik araçların bulunduğu kargo gemisi Uluslararası Uzay İstasyonuna (UUİ) gönderilmişti. Uzay Ajansı Roskosmos'tan yapılan açıklamada Perşembe günü TSİ'le 21:37'de fırlatılan M-02M uzay geminin 12 Mayıs 23:23'de UUİ'ye ulaşacağı bildirilmişti. Açıklamada gemide 2,5 tonluk kargo bulunduğu belirtilmişti. CİHAN